“KELEBEKLERİ ORAYA SEN Mİ TAKTIN?”

“Garcia’ya Mektup” u bilir misiniz? Daha önce okumadıysanız mutlaka okumanızı öneririm, ama eğer okuduysanız ve hatta bu mektubun hikayesi size bir ekip arkadaşınızdan geldiyse çok şanslısınız demektir. 

Hikaye, bir asker olan Rowan’ın, Garcia’ya yazılmış olan bir mektubu kendisine iletmesi ile ilgili verilen görevi nasıl karşıladığı ve nasıl yerine getirdiğini anlatıyor.

Hikayenin alt metninde ne olduğunu, okurken hissedeceğiniz duyguya ket vurmamak adına paylaşmamayı seçiyorum. 

Garcia’nın Mektubu’nun hikayesi bana ekip arkadaşımdan geldi. Okuduğumda ve okuduğum şeyi aynı zamanda hissettiğimde hikayenin neden bana da ulaştığını anladım. 

Yanıtımı bir de sizin şahitliğinizde tekrarlamak istiyorum: ‘Garcia’ya o mektubu ben götürmeye gönüllüyüm. Rowan olmak için çok çalışacağım.’ 

Sonrasında arkadaşımdan aldığım soru ise çok manidar: “Kelebekleri oraya sen mi taktın?” Soruyu farklı bir sebeple sormuş olduğunu sonradan anlasam da, ben mesajı aldım ve yanıtlıyorum: ‘Evet, kelebekleri oraya ben taktım. Dahası, heybem rengarenk kelebekler, farklı farklı kokan çiçekler ile dolu. Her birini, başka başka mektuplarda katkı olmak için kullanmaya sabırsızlanıyorum.’

Ben bunu öğretmen olduğum okulda yaşadım, ama başka bir iş yapıyor olsaydım da cevabım aynı olurdu. Mesleğimiz, yaptığımız iş ne olursa olsun en önemli iştir. Direkt ya da dolaylı yoldan mutlaka en az bir insana dokunuyor ve öğretiyoruz her birimiz; dengeyi bu şekilde sağlıyoruz ve koruyoruz.

İşini gönülden yapan, görevini layıkıyla yerine getiren Rowanlara selam olsun…

Saygı ve sevgilerimle…

Eğitimci Yazar Birsen SEVİL DURSUN