HAYATIMIZIN YOL HARİTASI ÖĞRETMENLERİMİZ

Eğitim camiasındaki öğretmenler, öğretim üyeleri veya akademisyenler için ‘alaylı’ kelimesi kullanılır. Yani eğitimin mutfağından gelmiş kimseler için kullanılır bu kelime.

Okula gitmemiş, ama hayatın çemberinden geçmiş, çeşitli badireler atlatmış, yaşamın zorluklarına göğüs germiş, yokluk çekmiş insanlar ise, kendilerini ‘hayat mektebinin mezunları’ olarak tarif ederler, yorumlarlar.

Yeni neslin mimarları olan öğretmenlerimizi bir gün bile olsa mutlu etmek, onlara olan borcumuzu bir nebze de olsa ödeme fırsatı bulmak için her sene 24 Kasım gününü Öğretmenler Günü olarak kutlarız. Elbette ki emektar öğretmenlerimizin kıymet gördüğü tek gün 24 Kasım değildir. Onlara duyduğumuz sevgi ve saygı süreklidir.

*

Bir kadın eğitimci, çocukları da okula giden öğretmen olarak, öğretmenleri hayatımızın yol haritalarına benzetirim. Çocukluğumuzda, gençliğimizde, üniversite yıllarımızda hayat yolumuzu onlar sayesinde daha iyi çizer ve yine onlar sayesinde bu yolda öğrencilerini daha güzel yarınlara hazırlamak, onlara sevgiyi, saygıyı, ahlakı aşılamak ışıklar saçar. O ışıklar ki binlerce öğrencinin yolunu aydınlatır, karanlık dünyasını aydınlığa boğar.

Bu fedakârlığı kendisi için değildir. Bir öğretmenin tek derdi öğrencilerini daha iyi yerlere ulaştırmaktır. Sadece bunun için çırpınır, bunun için çalışır. Sadece dersine girip çıkmak da vardır elbet. Ancak bu onu doyurmaz. Öğretmen, çok daha fazlasını yapması gerektiği bilincinde ve şevkindedir. Bu şevk, ona güç verir, daha çok didinmesini sağlar.

Bir öğrencinin öğretmenine vereceği en güzel hediye başarıdır. Bir öğretmen, öğrencisinin başarısından duyduğu zevki başka hiçbir şeyden duymaz. Yıllar geçse dahi, eski bir öğrencisini güzel yerlerde gören öğretmenin mutluluğu kadar hiçbir mutluluk büyük olamaz.

*

Bir de köy öğretmenler vardı, ki var hâlâ. Çilekeş, fedakâr; ama bir o kadar da mutlu ve umutlu. Köy öğretmenliği kadar zor olan çok az meslek vardır. Köyden şehre inmek için bazen aylarca bekleyen, ekmeksiz, yemeksiz kalan ama öğrencilerinin sevgisi ile doyan köy öğretmenleri için tek bir mutluluk kaynağı vardır: Öğrencilerinin sevgisi.

Bir köy öğretmeni için yaşam koşulları ne kadar zor olursa olsun, mesleğinden aldığı tat büyüktür. Bazen tek bir sınıfta rengârenk çiçeklerle sürdürür öğretmenlik hayatını. Birinci sınıf çiçekleri, ikinci sınıf çiçekleri, üçüncü sınıf çiçekleri ve dördüncü sınıf çiçekleri… Tek tek alır onların kokusunu. Her birinin suyunu, gübresini ayrı ayrı verir. Onları hayata yetiştirir.

*

Bir öğretmen olarak, başta mesleğimi, okulumu, yönetici arkadaşlarımı ve öğrencilerimi çok seviyorum. Öğrencilerimiz, bize velileri tarafından emanet bırakıldı. Bize düşen emanete sahip çıkmak, çocuklarımızı iyi yetiştirmek, topluma yararlı insan olarak eğitmek.

Ne zaman bir eski öğrencimi görsem sokakta, caddede, gözlerim ışıl ışıl olur, mutlu olurum.

Dedim ya, mesleğimi seviyorum, öğrencilerimi de daha çok seviyorum.

Eğitimci Yazar Filiz DİŞÇEKEN