Güçün ne olduğunu çok farklı anladık. Ve hayata böyle başladık. Gücü hep yanlışmı anladık yada öylemi anlamak istedik emin değilim. Güçü düğün konvoyundaki araç satışıyla, cenazemizdeki insan sayısıyla, gezdiğimiz araba değeriyle ölçtük.
Gücü yokettiğimiz insan sayısıyla ölçtük, gezdiğimiz korumanın sayısıyla çarptık.
Garip olanı hepimiz doğruyu bu şekilde kabul ettik. Güç bu değildi aslında. Bize yanlış anlatıldı; yada biz yanlış anladık diyecem diğemiyorum bizde bunu destekledik. Yoksa bindiğimiz arabayı kimse nilmeyecekti, hele gezip tozmamızı yediğimiz yemekleri herkes görmeliydi ! Allah muhafaza görmese facia ben bir hiç.
Güç insanın aslında ilmînde, çevreye insanlığa faydasında, insanın bu dünyadaki hizmetindeydi. Ama eş geçtik bunları güçü dolara endeksledik, oturduğumuz eve bindiğimiz arabaya endeksledik. Güç bu olmamalı bu değildi aslımda. Güç sağlık idi, sağlamlık idi , zor deneyimlerden ve öngörülemez zorlayıcı olaylarla dostları yardımıyla başedebilme, uyum sağlayabilme, esneklik kullanabilme ve ilerleyebilme, zorlayıcı bir stres faktörü karşısında, olumsuz duygusal tecrübelere karşı kendini toparlayabilme ve iyileştirme gücü ilim gücü idi.




