17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden geçen yıllara rağmen, Kocaeli’deki yara hiç geçmedi, ilk günkü gibi iç acıtıyor.
Deprem yaşandığı dönemde İznik’te yaşıyordum, sonrasında üniversite öğrencisi olarak 4 yıl ve şu anda da ailemle birlikte 10 yıldır burada yaşıyorum.
Depremi yaşamış, kayıplar vermiş, hayatı bir gecede değişmiş çok insanla tanıştım. Ne kadar sarılmaya çalışılmış olsa da, yaraları hâlâ çok taze. Gözleri, göz yaşları ve titreyen sesleri ile anlatıyorlar her şeyi sessizce…
Her hangi küçük bir kaygı durumunda panik atak belirtileri başlıyor mesela bir yakınımın, ya da gencecik yaşta enkazdan kurtulmuş ve anne babası öldüğü için yeğenlerine annelik yapmış başka bir tanıdığım var; hiç evlenmemiş, kendi çocukları olmamış, ama yeğenlerine çok iyi bir anne olmuş.
Bunların her biri enkazın üzerine kurulan hayatlara birer örnek ve gerçek. Kim bilir, daha hangi duyguların üzeri örtüldü enkaz yığınlarıyla.
Kocaeli’de felaketin her yıl dönümünde bu kara gecede yaşanılanların anısına anma törenleri yapılıyor:
Bu yıl da Gölcük’te 17 Ağustos Depremi Anma Tören Alanı kuruldu. Gölcük Deprem Anıtı’na kortej yürüyüşü yapıldı.
Değirmendere’de Akut ekipleri denize dalış yaptı. Körfez’de günün anısına bir fotoğraf sergisi açıldı.
İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu da Gölcük Anıtpark’a gelerek anma törenine katkı sağladı.
Depremde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Depremi 45 saniye, etkisini ise ömür boyu yaşamış ve hala yaşıyor olan herkese de kalben sarılıyorum. Hiç kolay değildi ama sizler üstesinden geldiniz ve hayatınızı en baştan inşaa etmeyi başardınız.
Temennim şu ki, her türlü felaketle başedebilecek gücümüz olsun. Önce bireysel, sonra da toplum olarak tedbirimizi alalım, hazırlıklı olalım.
İş işten geçmeden yapalım. Yapalım ki yeniden, başka bir enkazın üzerine hayatlar kurulmak zorunda kalınmasın.
Okuduğunuz için teşekkür ederim,
Saygı ve sevgilerimle.
Eğitimci Yazar Birsen SEVİL DURSUN





