Bir Öğretmen Olarak 10 Kasım’da…

Her 10 Kasım sabahı, siren sesleriyle birlikte içimde aynı sızı, aynı gurur ve aynı minnet uyanır. Saat 09.05’te zaman durur; ama aslında o an, milyonlarca yürekte Atatürk yeniden doğar.

Bir öğretmen olarak o dakikalarda hep şunu düşünürüm: O olmasaydı, biz olmazdık. Bu ülkenin çocuklarına “özgür düşünceyi”, “bilimi” ve “aydınlığı” miras bırakan bir liderin izinden yürüyebilmek, mesleğimin en kıymetli anlamıdır. Her dersimde, her çocuğun gözlerinde Atatürk’ün ışığını biraz daha parlatmaya çalışıyorum.

Onun “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; düşünmenin, sorgulamanın, üretmenin cesaretidir. Biz öğretmenler, bu eserin bekçileriyiz. Her “öğrenmeye açık çocuk” aslında Atatürk’ün hayal ettiği yarınların tohumu. Ve o tohumlar, bilgiyle, sevgiyle büyüdükçe ülkemiz de büyüyor.

Atam, seni her 10 Kasım’da yalnızca anmıyoruz; seni her gün, her derste, her çocuğun kalbinde yaşatıyoruz.

Senin “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller hayalin, bizim yol haritamız.

Minnetle, sevgiyle, sonsuz saygıyla…

Bir öğretmen olarak, senin yolunda olmaktan gurur duyuyorum.

Eğitimci Yazar Birsen SEVİL DURSUN