Hayat bu sürükler her canlı varlığı bizide kötü sürükledi galiba. Belki bedenen konforunuzu artırdı yaşam koşullarımızı iyileştirdi ama ruhumuzu yerden yere vurdu yerle bir etti. Ayakkabımız yoktu, geçmiş nesilin çabası ayakkabıyı bulmaya yönelikti bu nesil cumhuriyetin ilk nesliydi. Ayakkabıları yoktu ama ayağının kıymetinin ve varlığının farkındaydı. Ayakkabıdan ziyade ayağı ayakkabıdan daha değerliydi.
Cumhuriyetin ikinci ve üçüncü nesli ayakkabıyla doğduk ama ayaklarımızın farkına varamadık ayaklarımızı unuttuk. sürekli yeni ve daha güzel ayakkabı peşinde koştuk. Ayakkabılarımızı geliştirdik ama ayaklarımızı unuttuk .
Ayaklarımız neydi peki bizi biz eden bizi ayakkabısızda yürüten bizleri bu günlere getiren ?
Merhamet, Adalet, Eğitim, Ahlak. Liyakat ve hakikat.
Bunların hepsini unuttuk koşulsuz teslim olduk bu hayata, ayakkabı uğruna herşeyi mübah saydık, ayağımızı kaybetmişiz ama yeni farkettik. Ayakkabımız oldu ama yürüyecek yolumuz kalmadı. Ayağımızda kalmadı topal ayakla değerlerimizi arar olduk. Liyakat hakikat ve adaleti arar olduk. Ayağımız topal ama ayakkabımız gıcır. Ayağımızı arar olduk. Ayağımızı farkedeçeğimiz günler ve gelecekler dileğiyle




