Ülkece yaşadığımız felaketin ardından yaraların sarılmaya çalışıldığı günlerdeyiz. Daha önce de söylemiştim geçecek ama bitmeyecek. Herkes elinden geldiğince, gücünün yettiğince bir şeyler yapıyor. Söylenen şeylerin dışında söylenmeyen çok şey de var. En çok can yarası var, en çok üşüyen ve oyuncaklarını kaybetmiş çocuklar var. Zaten duygularımızın pamuk ipliğine bağlı olduğu bu günlerde, gözyaşlarımız gözbebeklerimizin kenarında akmak için hazır beklerken her zaman duyarlı tavırları, haksızlığa ve yanlışa karşı güçlü duruşları ve empati duygusuyla her olaya insani bir tavırla yaklaşan canım çarşı grubu yine siyasi görüşü, etnik kökeni, dini inancı ne olursa olsun birçok insanı aynı çatı altında toplayarak muhteşem bir olaya imza attı. Ağladık çok ağladık. Günlerdir durmayan gözyaşlarımız bu sefer çocuklar hep gülsün diye aktı. O oyuncakların her biri bir yavrumuzu mutlu ederken bir Beşiktaşlı olarak bir kez daha gurur duydum.
2011 Van depreminden sonra 65. Dakikada bütün atkıları sahaya atarak gösterdiğiniz duyarlılığı bu sefer 11 ilimiz için ve çocuklarımız için gösterdiğiniz için yüreğinizden öperim sizi. Ne mutlu ki iyi insanlar hala var. Zaten önemli olan da bu değil mi, hangi siyasi görüşten olursanız olun, hangi partiye oy verirseniz verin, hangi takımı tutarsanız tutun, hangi etnik kökenden gelirseniz gelin iyilik çatısı altında toplanabilmektir önemli olan, insan olabilmektir. Sorumluluk duygusuyla hareket edebilmektir. İnsan olmak bunu gerektirmektedir. İşte bu yüzden teşekkürler Beşiktaş, teşekkürler Çarşı…
EĞİTİMCİ YAZAR SEVİL KARAHAN




