Ne güzel yazmış Abdurrahim Karakoç İNCİTME adlı şiirinde . Şair her daim zarif ,kibar , hassas olmayı aslında sadece insanları değil ,doğayı da incitmemek gerektiğini bize anlatmaya çalışmış .Bu şiiri arkadaşımdan dinlediğimde yazın için sana bir başlık bak dedi ve bende hemen yazdım başlamaya .İncitmek ,incinmek hepimizin yaşadığı duygular.Klasik kültürümüzün vakti zamanı geldiğinde taliplere sormadan edemediği sorulardan biri . İNCİTMEMEK mi daha mühim yoksa İNCİNMEK mi? Evet biraz karmaşık gibi görünse de ilk olarak belki ilk aklımıza gelen incinmemek deriz .Derinlere indiğimizde neden inciniyoruz?diye sorduğumuzda bizi tetikleyen şeylerin neler olduğunu düşündükçe incinmekten çok incitmemenin daha önemli olduğunu anlarız .İncitme aslında nefret, öfke,kızgınlık gibi bir şey değildir . Nasıl bir şeydir biliyormusunuz ? tıpkı vücudunuzun herhangi bir yerini çarptığınızda ,burkulma , ağrı ,ezilme geçici ağrı durumu gibi düşünün .Yani sadece incinirsiniz, üzülürsünüz ama kızamaz yada küsemezsiniz .Çünkü iyileşeciğini bilirsiniz.Ama bir kere acımıştır ve geçeceğini beklemeye başlarız. O halde tekrar yazımın başına dönerek ve şairimizin dediği gibi insanları ,doğayı , canlı yada cansız bizi ayakta tutan, yaşamamıza anlam katan bu dünyada hiç bir şeyi incitmemek ve incinmemek dileğiyle.Mutlu haftalar.
Sosyolog Yeliz ÖZALP




